Teknoloji ve tasarım

6.- 7. ve 8. Sınıfların Teknoloji ve Tasarım Dersleri - Siteye Üye Olmadan Çoğu Başlıktan Yararlanamazsınız - Siteye Üye Olduktan 12 Saat İçinde Siteye Giriş Yapabileceksiniz
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kibritin Tarihi ve Kimyası

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 118
Yaş : 22
Nerden : İzmir
Sınıfı : 8-A
Ruh Hali :
Takım :
Başarı Puanı :
100 / 100100 / 100

Aktiflik :
85 / 10085 / 100

Yaptığı Paylaşımlar :
95 / 10095 / 100

Kötü İtibar :
0 / 1000 / 100

Kayıt tarihi : 09/09/08

MesajKonu: Kibritin Tarihi ve Kimyası   Cuma Eyl. 26, 2008 6:40 pm

Bu yazı sıklıkla sorulan kibrit soruları üzerine yazılmıştır ve daha çok, çeşitli sitelerden harmanlar yapılmıştır. Dolayısıyla özgün bilgiler beklemeyin..Ama itiraf etmeliyim ki sürekli bir kibrit kullanan olarak bunları öğrenmek benim de çok hoşuma gitti)

Gelelim esas konumuza.. Ateşin insanlık tarihindeki önemi aşikar; ilk zamanlarda güç bela elde edilen ateşin nasıl kutsandığını da gayet iyi biliyoruz..17. yüzyılda icat edilen kibrit bu yükü insanın omuzlarından kaldırdığı için büyük bir hizmet olarak nitelendirilebilir...Sonradan popülerleşen çakmak ise mertliği amansızca bozmuştur...



Gelelim kibritin tarihine..1669'da fosforun keşfinden sonra, tanıdık İrlandalı kimyacı Robert Boyle (1627-1691) (bkz. Boyle-Mariotte kanunu), kükürtle kaplı bir tahta parçasını, fosforla kaplı bir kağıda sürttüğünde ateş çıktığını keşfetti. Ama onun zamanında kibrit kavramı henüz ortaya çıkmamıştı..Daha sonra, 1827'de John Walker adlı bir İngiliz kimyacı, bir tahta çubuğun ucunu çeşitli kimyasallarla kaplayıp kuruttuktan sonra, çubuğun herhangi bir yüzeye sürtülmesiyle ateşin ortaya çıktığı keşfetti. Walker'ın kullandığı kimyasallar da antimon sülfür, potasyum klorat, zamk (gum) ve nişastaydı. İcadı da Türkçeye sürtünme kibriti olarak çevireceğimiz (friction matches) kibrit çeşidiydi. Bu arada belirtmeliyim ki, kibritler sürtünme kibriti ve güvenlik kibriti (safety matches) olarak ikiye ayrılıyormuş; sürtünme kibritleri herhangibir yüzey üzerine sürtüldüğü takdirde yanarken, güvenlik kibritleri ise sadece belli yüzeyler üzerine sürtüldüğünde (mesela kibrit kutusunun yan yüzü) yanmakta... Bunu belirleyen ise tabi ki kibrit çöpünün ucundaki kimyasalların içeriği...

Konumuza devam edecek olursak, Walker amca ilk kibriti icat etmesine rağmen, bundan çok az para kazanabilmiş..O zamanlar da çakallar mevcutmuş ve Walker'ın icadını gören Samuel Jones, bunu pazarlamaya karar vermiş.. Ama kötü kokusundan dolayı pek rağbet görmemiş.. Bundan sonra, 1830'da Fransız kimyacı Charles Sauria, beyaz fosfor kullanarak kokusuz bir kibrit yapmış, ama bu kibrit de beyaz fosforun zehirli olmasından ötürü birçok rahatsızlığa neden olmuş ve pek tutmamış..Ve beklenen hamle 1855'te İsveç'ten gelmiş..İsveçli Johan Edvard Lundstrom ilk güvenlik kibritinin patentini almış.. Yaptığı şeyse, bir kutunun dış yüzeyine kırmızı fosforu sürüp, geri kalan kimyasalları da kibrit çöpünün uç kısmına koymakmış. Böylece hem beyaz fosforun zehirli etkisinden kurtulmuş, hem de sürtünme kibritlerinde görülen şiddetli alev alma gibi sorunlar ortadan kalkmış.. Bu tür kibrite güvenlik kibriti denmesinin sebebi de bu olsa gerek..

1889'da Joshua Pusey, ilk kibrit kutusunu icat edip patentini almış, ama 1896'da patentini Diamond Match Company'ye 4000 dolar ve bir iş karşılığında satmış!! 1911'de şirket, Amerikan başkanının ricası üzerine patenti kaldırmış. Bu arada belirtmeliyim ki, beyaz fosforun kibritlerde kullanımı 1875'de Danimarka'da, 1879'da İsveç'te ve 1911'de Amerika'da yasaklanmış.. Bir de ek bilgi olarak, 1867-1925 arası dönemde, dünyanın en büyük kibrit üretici devletleri İsveç, Amerika ve Japonya'ymış... Bu bilgiyi öğrendikten sonra, şu sıralar bakkallardan aldığım, üzerinde Swedish match yazan kibritlere şaşırmıyorum)

Biraz uzattık ama gelelim kibritin kimyasına... Aslında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz ama biraz açıklama yapmakta yarar var.. İlk olarak kibritteki kimyasalları, kibrit çöpünün ucundakiler, çöpün üzerindekiler ve kibrit kutusunun yan kenarındakiler diye ayırmakta fayda var.. Kibrit çöpünün ucunda potasyum klorat, kükürt, reçine, cam tozu veya kil tozu ve yapışkan tutkalımsı bir madde varken, kutunun yan kenarında tutuşturucu olarak kırmızı fosfor ve antimon sülfür varmış. Kibrit çöpünün gövdesinde ise yanmayı sağlaması için parafin ve yanmayı kontrol etmesi için amonyum dihidrojenfosfat varmış... Son olarak, kibrit çöpleri Türkçe'de titrek kavak olarak bilinen Aspen ağaçlarından yapılıyormuş ve bu ağacın özelliği, diğer birçok ağactan daha hızlı büyümesi ve ev veya kağıt hamuru yapımı için uygun olmayışıymış...

_________________
KARABAGLAR 75. YIL ILKÖGRETIM OKULU
8-A SINIFI : EZGİ CAN

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://teknolojivetasarim.ace.st
 
Kibritin Tarihi ve Kimyası
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Teknoloji ve tasarım :: İcatlar & Buluşlar :: Geçmişten Bugüne İcatlar & Buluşlar-
Buraya geçin: