Teknoloji ve tasarım

6.- 7. ve 8. Sınıfların Teknoloji ve Tasarım Dersleri - Siteye Üye Olmadan Çoğu Başlıktan Yararlanamazsınız - Siteye Üye Olduktan 12 Saat İçinde Siteye Giriş Yapabileceksiniz
 
AnasayfaKapıGaleriSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Edison | İlk Deneyleri İlk Buluşları |

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin


Kadın
Mesaj Sayısı : 118
Yaş : 22
Nerden : İzmir
Sınıfı : 8-A
Ruh Hali :
Takım :
Başarı Puanı :
100 / 100100 / 100

Aktiflik :
85 / 10085 / 100

Yaptığı Paylaşımlar :
95 / 10095 / 100

Kötü İtibar :
0 / 1000 / 100

Kayıt tarihi : 09/09/08

MesajKonu: Edison | İlk Deneyleri İlk Buluşları |   Çarş. Ekim 08, 2008 7:07 pm

Yedi yaşındayken ailesiyle birlikte Michigan'daki Port Huron'a yerleşen Edison, ilköğrenimine burada başladıysa da yaklaşık üç ay sonra algılamasının yavaşlığı nedeniyle okuldan uzaklaştırıldı. Bundan sonraki üç yıl boyunca özel bir öğretmen tarafından eğitildi. Son derece meraklı ve yaratıcı kişiliğe sahip bir çocuk olan Edison, 10 yaşına geldiğinde kendisini fizik ve kimya kitaplarına verdi.



Bu arada evlerinin kilerinde bir kimya laboratuarı kurdu. Özellikle kimya deneylerine ve Volta kaplarından elektrik akımı elde etmeye yönelik araştırmalara ilgi duydu; bir süre sonra kendi başına bir telgraf aleti yaptı ve Mors alfabesini öğrendi. O günlerde geçirdiği ağır bir hastalık sonucu kulakları ağır işitmeye başladı.
On iki yaşına geldiğinde ailesine yardım etmek için Port Huron ile Detroit arasında çalışan trende gazete satmaya başlayan Edison, evlerindeki Laboratuvarını trenin yük vagonuna taşıyarak, çalışmalarını burada sürdürdü.Bu dönemde Edison, Michael Faraday'ın Experimental Research in Electricity adlı yapıtını okudu ve derinden etkilendi. Bunun üzerine bir yandan Faraday'ın deneylerini tekrarladı bir yandan da kendi deneylerine ağırlık vererek daha düzenli çalışmaya ve notlar tutmaya başladı. 1868'de kendine atölye kurdu. Aynı yıl geliştirdiği elektrikli bir oy kayıt makinesinin patentini aldı. Aygıt oldukça ilgi topladı ama kimse tarafından satın alınmadı. tüm parasını yitiren Edison Borç içinde Boston'dan ayrılarak New York'a yerleşti. Edison'un şansı altın borsasının düzenlenmesinde kullanılan telgrafın bozulması üzerine döndü. Borsa yetkililerinin istemi üzerine aygıtı ustaca tamir eden Edison, Western Union Telegraph company'den geliştirilmekte olan telgraflı kayıt aygıtları üzerinde yetkinleştirme çalışması yapma önerisi aldı. Bunun üzerine bir arkadaşı ile birlikte Edison Universal Stock Printer mühendislik şirketini kurdu. Ve sattığı patentlerle kısa sürede önemlice bir servet edindi. Bu parayla New Jersey'deki Newark'ta bir imalathane kurarak telgraf ve telem aygıtları üretmeye başladı. Bir süre sonra imalathanesini kapatarak New Jersey'deki Menlo Park'ta bir araştırma laboratuvarı kurdu ve tüm zamanını yeni buluşlar yapmaya yönelik çalışmalara ayırdı.
1876'da Graham Bell'in geliştirdiği konuşan telgraf üzerinde çalışmaya başladı. Aygıta karbondan bir iletici ekleyerek telefonu yetkinleştirdi. Ses dalgalarının dinamiği üzerine yaptığı bu çalışmalardan yararlanarak 1877'de sesi kaydedip yineleyebilen gramofonu geliştirdi. Geniş yankı uyandıran bu buluşu ününün uluslar arası düzeyde yayılmasına neden oldu.
1878'de William Wallace'in yaptığı 500 mum gücündeki ark lambasından etkilenen Edison, bundan daha güvenli olan ve daha ucuz bir yöntemle çalışan yeni bir elektrik lambasını geliştirme çalışmasına girişti. Bu amaçla açtığı bir kampanyanın yardımıyla önde gelen işadamlarının parasal desteğini sağladı ve Edison Electric Light Company'yi kurdu. Oksijenle yanan elektrik arkı yerine havası boşaltılmış bir ortamda(vakum) ışık yayan ve düşük akımla çalışan bir ampul yapmayı tasarlıyordu. Bu amaçla 13 ay boyunca flaman olarak kullanabileceği bir metal tel yapmaya uğraştı. Sonunda 21 Ekim 1879'da özel yüksek voltajlı elektrik üreteçlerinden elde ettiği akımla çalışan karbon flamanlı elektrik ampulünü halka tanıttı. Üç yıl sonra New York sokakları bu lambalarla aydınlanacaktı.
1887'de Menlo Park'tan New Jersey'deki West Orange'a taşınan Edison burada önceki laboratuarlarının on katı büyüklüğünde Edison Laboratuarını açtı. 1890'lara doğru uzun erimli iletime daha uygun olan alternatif akım geliştirildi. Doğru akımın üstünlüğüne inanan Edison, bir kampanya başlatarak kamuoyunu, yüksek gerilimli alternatif akım sistemlerinin son derece tehlikeli olduğu yolunda uyarmaya çalıştı. 1892'de ise Edison General Electric Company'nin denetimini yitirdi.Ve şirketi General Electric Company ile birleşti.
İki kez evlenen Edison'un altı çocuğu oldu. Yaşamının sonuna değin yeni buluşlar yapmak için uğraş verdi.

kaynak : britannica


Thomas Edison'un icadının çalışma şeklini sergilemek üzere geliştirdiği Menlo Park'taki ilk ampulu



İlk Deneyleri Ve Buluşları:
Son derece meraklı ve yaratıcı kişiliğe sahip bir çocuk olan Edison, 10 yaşına geldiğinde kendisini fizik ve kimya kitaplarına verdi ve bu arada evlerinin kilerinde bir kimya laboratuarı kurdu. Özellikle kimya deneylerine ve Volta kaplarından elektrik akımı elde etmeyi yönelik araştırmalara ilgi duydu; bir süre sonra kendi başına bir telgraf aygıtı yaptı ve Mors alfabesini öğrendi. O günlerde geçirdiği bir hastalık nedeniyle kulakları ağır işitmeye başladı.
1878’de William Wallace’ın yaptığı 500 mum gücündeki ark lambasından etkilenen Edison , bundan daha güvenli olan ve daha ucuz bir yöntemle çalışan yeni bir elektrik lambasını geliştirme çalışmasına girişti. Bu amaçla açtığı bir kampanyanın yardımıyla önde gelen işadamlarının parasal desteğini sağladı ve Edison Electric Light Company’yi kurdu. Oksijenle yanan elektrik arkı yerine, havası boşaltılmış bir ortamda ışık yayan ve düşük akımla çalışan bir ampul yapmayı tasarlıyordu. Bu amaçla, 14ay boyunca filaman olarak kullanabileceği bir metal tel yapmaya uğraştı .Sonunda 21 Ekim 1879’da, özel, yüksek gerilimli elektrik üreteçlerinden elde ettiği akımla çalışan, karbon filamanlı elektrik ampulünü halka tanıttı.
Sonraki yıllarında Edison, burada laboratuarının 10 katı kadar bir laboratuar açtı.
İki kez evlenen Edison’un 6 çocuğu oldu. Yaşamının sonuna kadar yeni buluşlar yapmaya devam etti. Geriye çığır açıcı buluşlarını yanı sıra, gözlemleriyle dolu 3.400 not defteri bıraktı.


Edison Gibi Nasıl Not Tutulur?
Thomas Edison, muhtemelen tarihin en çok not tutan bilim adamlarından biriydi. Ömrü boyunca 5 milyon sayfadan fazla not tutmuştu. Önemli çalışmaları (Evet, ampulü bulmak gibi…), izleyeceği adımlar, hemen hemen aklından geçen her şey bu notlarda yazıyordu. Peki onun gibi not tutmak ne işimize yarayabilir? Kendi ismiyle 1000′den fazla patenti bulunduğunu düşünürsek, acaba “Düzenli not tutmak insanı başarıya ulaştırabilir” diyebilir miyiz?

Çalışmanızdaki bütün önemli ilerlemeleri bir yere not edin. Böylece başarısız bir hareketinizi tekrar etmekten veya aynı deneyleri tekrar etmekten kurtulabilirsiniz. Edison’un bu yöntem, bir dönem yanında çalışan başka bir bilgin Nikola Tesla tarafından “deneysel ağ” olarak adlandırılmıştı. Edison gibi sıkı çalışan ve çok sık yeni yöntemler deneyen birisi için sistemli çalışmanın önemli olduğu bir gerçek.

İleriye bakın. Edison’un listesi sadece yaptıklarını içermiyordu. Yapacağı görüşmeler, yapılacaklar listesi, bağlantılar, bundan sonra neler yapacağına dair bilgiler de notlarında yer alıyordu.

Geriye bakın. Geriye dönüp yaptıklarını kontrol edebilme imkanı, bir çok yönden işimize yarar. Örneğin Edison, kendisine açılan davalarda ve kendisinin açtığı davalarda, tuttuğu notları delil olarak sunmuş ve başarılı olmuştu. Rakipleri, genelde kayıt tutma konusunda kendisiyle yarışamadıklarından, yasal çatışma durumlarında Edison’a yeniliyorlardı. Söylediği, anlattığı şeyleri kolaylıkla bulabiliyor, gösterebiliyordu. Not tutarak, bu bilgiler için hafızasına güvenmekten kurtulmuştu.

Aranabilir bir dosyalama sistemi kurun. 5 milyon sayfa nottan bahsettiğimiz zaman, ilk aklımıza gelen şey, arama konusu olmalı. Gerçekten bu boyutta bir arşivi fonksiyonel bir şekilde gruplandıramazsanız, asla altından kalkamazsınız. Üstelik tuttuğunuz notlar da bir işinize yaramaz. Edison, notları zamana veya içerdiği bilgiye göre farklı şekillerde dosyalıyordu. Bu şekilde istediği bilgilere kısa zamanda ulaşabiliyordu. Tabii ki o zaman bilgisayar sistemleri yoktu. Bu yüzden kısa zaman sözcüğünü, bulunduğu tarihe göre anlamak gerekiyor. Bugün ARA tuşuna basarak istediğimiz veriyi bulmak, tabii ki çok daha hızlı olacaktır.

Kim, ne, nerede, ne zaman, ne kadar? Edison, finansal bilgilerini bu şekilde depoluyordu. Kendisine gelenlerle, kendi göndereceği mektuplar da bu bilgiler ışığında kategorize ediliyordu.

Nasıl ve niçin? Elbette Edison, nasıl ve niçin sorularına detaylı cevaplar vermek zorundaydı. Yaptığı iş gereği, ürünlerinin patentlerini alabilmesi için ürünün nasıl çalıştığını ve neyin niçin yapıldığını detaylı biçimde anlatması gerekiyordu. Daha önce de söylediğimiz gibi, tuttuğu notlar sayesinde patentlerini rakiplerine kaptırmıyordu. Edison’un bu buluş ve detaylı kayıt sistemi, daha sonra modern endüstriyel araştırma enstitülerinin temelini oluşturdu.

Hafıza yardımı. Edison’un çok kuvvetli bir hafızası vardı. Pek çok konuda bilgisi vardı ve kendisine söylenenleri ve söylediklerini kolay kolay unutmuyordu. Bu durumun, not tutmasına bağlı olduğu söylenir. Yazması gereken her şeyi not ettiğinden, her şeyi hatırlamak zorunda olduğunu hissetmiyordu. Garip bir şey gibi gelebilir ama, not tutması, hafızasını kuvvetlendirmişti. Hatırlaması gereken her şeyin bir yerde not edilmiş olduğunu bilmesinin verdiği güven ve hafıza dinginliğiyle, hafızasını pek çok insandan çok daha verimli kullanabiliyordu.

Peki Edison’un bu sistemini günümüze nasıl entegre edebiliriz? Bir kere artık tablet kalemlerimiz var. Elimizi mürekkebe değdirmeden not tutabiliyoruz. Edison’un notlarının bile internete atıldığını düşünecek olursak, kağıda elimizi sürmeden not tutmanın ileriye dönük olarak çok daha faydalı olacağını anlayabiliriz.

Kuracağınız sistem Edison’un sistemiyle yarışabilir mi? Edison’un sistemi her şeyden önce genişleyebilir şekilde tasarlanmıştı. Sizinki öyle mi? Tuttuğunuz notların ne kadarı ortak kategorilere giriyor? Edison verilerini tamamen kaydetti ve bu da çalışmalarının başarısını arttırdı. Sizin sisteminiz çalışmalarını verimli hale getirebilir mi? Kurduğunuz sistem, çalışma alanınızı değiştirdiğinizde yeni işinize uyum sağlayabilir mi?

Edison, yaşadığımız şeylerin yazmaya değer olduğunu düşünüyordu. Edebiyattan, sanattan, süsten uzak notlar; ağdadan, şatafattan uzak kelimeler…

Nasıl yaşadığımızı anlatmanın en gerçekçi yolu sizce de not tutmak değil mi?

Bu yazının hazırlanmasında How to Take Notes like Thomas Edison yazısından yararlanılmıştır.

_________________
KARABAGLAR 75. YIL ILKÖGRETIM OKULU
8-A SINIFI : EZGİ CAN

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://teknolojivetasarim.ace.st
 
Edison | İlk Deneyleri İlk Buluşları |
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Taşların Sınıflandırılması
» Kırık Saç Uçları
» gözyaşları
» Lara Yeliz Sar Yapımcıların Gözdesi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Teknoloji ve tasarım :: Ünlü Bilim Adamları :: Bilim Adamları-
Buraya geçin: